Yurtdışına Çıkış Yasağında Yürütmenin Durdurulması İtirazı

temyizdenferagat

Yurtdışına Çıkış Yasağında Yürütmenin Durdurulması İtirazı

Vergi Borcu Nedeniyle Yurtdışına Çıkış Yasağı

 

Vergi borcu nedeniyle yurtdışında yaşayan vatandaşlara yurtdışına çıkış yasağı konulabilir. Bu kısıtlamalara karşı itiraz yolu mevcuttur. Aşağıda bu duruma karşı örnekleme bir dilekçe yer almaktadır.

…………..BÖLGE İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

SUNULMAK ÜZERE

……………. VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

  

DOSYA NO:………….

İTİRAZ EDEN         :…………

VEKİLİ                     :Av……………….

KARŞI TARAF       :…………… Vergi Dairesi Müdürlüğü

KONU                       :…………. Vergi Mahkemesinin  ………….. E. sayılı

dosyadan verdiği …………… tarihli yürütmenin

durdurulması isteminin reddi kararının kaldırılması

dileğidir.

AÇIKLAMALAR    :

Davalı idare tarafından hukuka aykırı gerçekleştirilmek istenen taşınmazın paraya çevrilmesi işleminin iptali ve vergi borcunun kaldırılması için açtığımız davada, işlemin yürütmesinin durdurulması istemimiz ……… Vergi Mahkemesinin ……… E. sayılı dosyadan verdiği ………… tarihli kararla ret edilmiştir. Aşağıda belirttiğimiz nedenlerle yürütmenin durdurulması kararı verilmesi şartları oluştuğundan, ret kararının kaldırılmasını dilemekteyiz.

………………..nin vergi borcu nedeni ile şirket kanuni temsilcisi ve ortağı sıfatı ile müvekkil hakkında “yurt dışına çıkış yasağı” konulmuştur. Müvekkil hakkında anılan yasağın konulması son derece hukuka aykırı bir karar olup, kaldırılması için tarafımızdan ………. idare Mahkemesinin …………… E. sayılı dosyasında iptal davası açılmıştır. Bu arada müvekkil sağlık nedenlerinden ötürü zorunlu olarak yurt dışına çıkması gerektiğinden bir taşınmazını teminat gösterip, yasağı geçici olarak kaldırmıştır. İdare müvekkilin gösterdiği teminatı, vergi borcunun teminatı olarak kabul ederek, haciz ve satış işlemlerine başlamıştır. Oysa müvekkilin teminatı vermesindeki maksat acil durum nedeni ile yurt dışı yasağının kaldırılması olup, hiçbir zaman şirketin vergi borcunun teminatı olarak verilmemiştir. Nitekim verilen teminat üzerine idarenin çıkış yasağını kaldırması da teminatın veriliş amacının, borcu temin etmek olmadığını açıkça göstermektedir.

Tüzel kişilerin temsilcilerinin sorumluluğu VUK 10. maddede düzenlenmiştir. Maddeye göre yasal ödevlerin yerine getirilmemiş olması nedeni ile vergi ve alacakların tüzel kişiden alınamaması halinde, vergi ve buna bağlı alacaklar bu ödevi yerine getirmemiş olan kanuni temsilciden alınacaktır. Bu hükme göre vergi ve vergi aslına bağlı alacaklar öncelikle tüzel kişiden tahsil edilmesi gerekmektedir. Bu alacakların kanuni temsilciden istenebilmesi için, tüzel kişinin varlığından alınması imkansız olmalıdır. Vergi mükellefi şirketin malvarlığının borcu karşılayıp karşılamayacağı belirlenmeden şirket ortağı sıfatı ile müvekkilden talep edilmesi kanuna aykırı olmuştur. Kaldı ki, asıl borçlu şirket tarafından beyan edildiği bildirilen matrahlara göre vergi tarh edildiği bildirilmekte ise de, söz konusu beyannameler sahte hazırlanmış olup, sorumlu şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunulmuş ve durum davalı vergi Dairesine bildirilmiştir.

Söz konusu borcu doğuran beyannameler ……. ve …….. yıllarına aittir. Müvekkil borçlu şirketteki hissesini ……. tarihinde devir ederek ve yönetim kurulundan istifa ederek şirketle alakasını kesmiştir. Müvekkilin yönetim kurulundan resmen ve fiilen ayrılmakla bu tarihten sonra doğan vergi borçları nedeni ile sorumlu tutulması mümkün değildir. Vergi Usul Kanunu 10. maddeye göre kanuni temsilcinin sorumluluğunun doğması için;

-Kanuni temsilcinin yasal ödevlerini yerine getirmemesi,

-Kanuni temsilcinin bu ödevlerini yerine getirmemesi yüzünden vergi alacağının kısmen mükellefler veya vergi sorumluların varlığından tamamen veya kısmen alınamaması gerekmektedir.

Dava konusu olayda, yasada belirtilen koşullar gerçekleşmemiştir. Arz ettiğimiz üzere, vergi dairesi, asıl vergi sorumlusu şirketin varlığından borcu tamamen veya kısmen alınamadığı hususu tespit edilmeden, müvekkil hakkında yurt dışına çıkış yasağı koymuş ve bu yasağın kalkması için gösterilen teminatı da usulsüz olarak paraya çevrilmesi işlemlerine başlamıştır. Müvekkil, vergiyi doğuran olaydan önce borçlu şirketin yönetiminden ve ortaklığından ayrıldığından bu yönü ile de yasanın aradığı koşullar gerçekleşmemiştir. Müvekkilin sorumluluğunu gerektirecek koşullar oluşmadığından, vergi borcundan sorumlu tutulması açıkça hukuka aykırı olmuştur.

Satış işlemlerine başlanılan taşınmaz, borcu fazlasıyla karşılayacak değerdedir. Satılması halinde müvekkilin güç ve giderilmesi imkansız zararla karşılaşacağı şüphesizdir.

SONUÇ         :Belirtilen ve resen görülecek nedenlerle, işlem açıkça hukuka aykırı olup, giderilmesi güç ve imkansız zarar doğuracağından yürütmenin durdurulması için gerekli şartlar oluşmuştur. Ret kararı kaldırılarak, işlemin yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini saygıyla arz ederiz. …………

Av…………

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

lk Bahar Modaslk Bahar Modas